Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Cd. Fikret Tuner İş Hanı No:39 K.3 Beyoğlu / İSTANBUL

TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL BARIŞ VE DEMOKRATİK GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK ÇAĞRISI

  • Anasayfa
  • TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL BARIŞ VE DEMOKRATİK GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK ÇAĞRISI
Blog Image

TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL BARIŞ VE DEMOKRATİK GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK ÇAĞRISI

 

TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL BARIŞ VE DEMOKRATİK GELECEK İÇİN  ORTAK SORUMLULUK ÇAĞRISI

 

Türkiye, tarihinin en önemli ve en kritik eşiklerinden birinde, barış ve toplumsal uzlaşıya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. 27 Şubat 2025 tarihinde Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı açıklama, bu ihtiyacın altını çizen, Türkiye’deki bütün halkların ortak geleceği açısından tarihsel bir çağrı niteliğindedir.

 

Sayın Abdullah Öcalan’ın, "Silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshetmesi, demokratik siyasetin ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir" yönündeki açıklaması, Türkiye’nin barışa ve çözüme giden yolunda kritik bir dönemece işaret etmektedir. Bu çağrı, yalnızca belirli bir kesimin değil, tüm Türkiye toplumunun barış, adalet ve demokrasi arayışında önemli bir fırsattır.

 

TOHAV olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki; barış, tüm halkların onurlu ve eşit bir şekilde birlikte yaşamasının temel koşuludur. Toplumların demokratikleşme süreçleri, geçmişle yüzleşme, adaletin sağlanması ve diyalog zemininde yürütülecek kapsayıcı müzakerelerle mümkündür. Barış, sadece çatışmasızlık hali değil, aynı zamanda kalıcı adaletin, hakların güvence altına alındığı bir demokratik düzenin inşası anlamına gelir.

 

Savaşın yarattığı yıkımlar, toplumsal travmalar ve derinleşen kutuplaşmalar, Türkiye’nin geleceğini

tehdit etmektedir. Çatışmaların sona erdirilmesi ve diyalog sürecinin başlaması, toplumsal barışın inşası için ertelenemez bir sorumluluktur. Bu süreçte sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşmektedir. Hak savunucuları, barış ve diyalog zeminlerinin güçlenmesi, toplumun farklı kesimlerinin birbirini anlaması ve empati kurulması adına aktif bir rol üstlenmeye hazırdır. 

 

Barışın sürdürülebilir bir şekilde inşa edilebilmesi için sürecin hukuki bir zemine oturması zorunludur. Hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı ve uluslararası hukuk normlarına uyum, barışın kalıcı hale gelmesinin güvencesidir. Bu çerçevede, Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin derhal kaldırılması, hem hukukun hem de insan haklarının gereğidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında verdiği ve halen uygulanmayan “umut hakkı” kararı derhal hayata geçirilmelidir.

 

TOHAV olarak, bu tarihi süreçte barışın gerçek anlamda tesis edilmesi, silahsızlanmanın sağlanması ve kalıcı bir toplumsal uzlaşının inşa edilmesi adına üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğumuzu kamuoyuyla paylaşırız. Bu süreç, ancak toplumsal diyalog, hakikat ve adalet temelinde sivil toplumun güçlü desteğiyle ilerleyebilir.

 

Tüm yetkilileri, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmeye, barış ve demokratik siyaset zeminini güçlendirmeye ve Sayın Abdullah Öcalan ve tüm siyasi mahpuslar üzerindeki hukuksuzluklara derhal son vermeye davet ediyoruz.

 

Toplumsal barış için, adalet ve hukuk için, birlikte yaşanabilir bir gelecek için barışta ısrarcıyız!

 

TOPLUM VE HUKUK ARAŞTIRMALARI VAKFI